Department/School

Sociology and Anthropology

Abstract

Medjugorje’yi Anlamak: Meryem Ana’nın Görünmesi Hadisesine İbn Halduncu Bir Yaklaşım [Alternative Title]

Sociologists have generally treated the reports of the Marian apparitions at the Bosnian village of Medjugorje (starting in 1981) as religious phenomena. The later eruption of war in that region, on the other hand, was cast as an ethnic conflict – albeit one that split on supposedly religious lines. This discursive divide stems from the standard sociological treatment of ‘religion’ and ‘ethnicity’ as being fundamentally different sorts of things. In the standard view, “religion” has to do with beliefs and organizations, while ‘ethnicity’ is a matter of tribal, ultimately biological, heritage. Unlike Western sociologists, Ibn Khaldun famously applied the same conceptual resources to religion and to ethnicity, seeing them both as potential sources of “groupfeeling”. Both could sustain group identities in the face of conflict and change, and in the same way. This article evaluates the Khaldunian approach by placing “the miracles at Medjugorje” in the context of southwestern Bosnia’s locally constituted ‘ethnic’ identities. It tracks the complex ways in which both religion and ethnicity were used to heighten group divisions. It ultimately concludes, however, that the Khaldunian approach does not adequately capture the dynamics of either the ‘miracles’ or of the instrumentalism that drove the Bosnian conflict.

Öz: Sosyologlar, Bosna-Hersek’in Medjugorje köyünde meydana gelen Meryem Ana’nın görünme olayına dair bildirilenleri (1981 yılında başlamış olan) genellikle dini hadiseler olarak ele alır. Bu bölgede daha sonra patlak veren savaş diğer taraftan etnik bir çatışma olarak biçimlendirilmiştir ve aynı zamanda iddialara göre dini çizgiler üzerinden ayrım gösterir. Bu söylemsel ayrım, ‘din’ ve ‘etnisite’ kavramlarının esas olarak farklı türler olarak ele alınmalarından kaynaklanır. Bu tarz bir ele alış, alışagelmiş sosyolojik bir mahiyet taşır. Standart bakış açısından ele alındığında, “din” inançlar ve örgütlerle ilişkiliyken, ‘etnisite’ kabileye aittir; nihayetinde biyolojik ve kalıtımsaldır. Batılı sosyologların aksine, İbn Haldun, herkesin çok iyi bildiği üzere aynı kavramsal kaynakları din ve etnisiteye uygulamış; her ikisini de “grup hissiyatı”nın olası kaynakları olarak görmüştür. Her ikisi de çatışma ve değişiklik anlarında grup kimliklerinin sürdürülmesini sağlayabilir ve bunu aynı şekilde yapar. Bu makalede “Medjugorje’de yaşanan mucizeler” güneybatı Bosna’nın yerel olarak teşkil edilmiş ‘etnik’ kimlikleri bağlamına yerleştirilmiş ve bu doğrultuda Ibn Haldun’a ait yaklaşım değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme, hem din hem de etnisitenin grup arasındaki ayrımları arttırmak için kullanılan karmaşık yolları izlenmektedir. Ibn Haldun’a ait yaklaşımın ‘mucizelerin’ ya da Bosna çatışmasını yönlendiren enstrümantalizmin dinamiklerini yeterli şekilde yakalamadığı sonucuna varılmıştır.

Document Type

Article

Publication Title

İbn Haldun Çalışmaları Dergisi

Publication Date

2016

Volume

1

Issue

2

Pages

277-298

Comments

*This article is a review of the paper presented at the ”2nd International Ibn Khaldun Symposium“ organized on 29-31 May 2009 in Istanbul.

*A preprint version is available at the following: https://inspire.redlands.edu/oh_articles/184/.

*The journal article version is available at the following: http://journal.ihu.edu.tr/index.php/ihu1/article/view/27/pdf.

Document Version

Publisher's version

Creative Commons License

Creative Commons Attribution-Noncommercial 4.0 License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-Share Alike 4.0 License.

Share

COinS